|
(Lions
Başkanlar Okulu eğitim notlarından derlenmiştir.)
DURUMSAL
LİDERLİK
Liderlik
davranışları, daha doğrusu liderlik tutumları çok eski
zamanlardan beri iki temel boyutta incelenmiştir. Bu
boyutlardan birisi, “Görev Boyutu” diğeri ise, “İlişkiler
Boyutu”dur. İlişkiler boyutuna, Beşeri İlişkiler
Boyutu veya Çift Yönlü İletişim Boyutu da denilmektedir.
Bu
boyutları kısaca incelersek, aşağıdaki temel sonuçlara
ulaşırız:
A)
GÖREV BOYUTU :
Liderlerin
görev ile ilgili tutum ve davranışlarını ifade eder ve
incelediğimizde aşağıdaki unsurları içerir;
Bu
temel yaklaşımı, açarsak, “Görev Boyutu” gelişmiş
bir yönetici (Dikkat : Yönetici sözcüğü bilerek ve
isteyerek kullanılmıştır. Zira, Lider iki boyutu da gelişmiş
ve her koşulda etkin olabilen yönetici için kullanılmalıdır.)
aşağıdaki temel inanç ve tutumlar içindedir.
-
Zamana
ve “Date Line”lara çok önem verir
-
Astlarının
“Ölçülebilir Performanslarına değer ve önem verir
-
Teknik
bilgiye değer verir.
B)
BEŞERİ İLİŞKİLER BOYUTU :
Liderin
“Astları” genelde de insanlar ile olan tutum ve davranışlarını
ifade eder. Alt unsurlarını incelersek:
-
Liderin,
amaca ulaşmadaki en önemli “Araç” olan insanlar ile
ilgili yönüdür. Kısaca “Araç” ile ilgili yönüdür.
-
Liderin
“İnsan Bilgisi” ve/veya “Felsefi” yönüdür.
Bu
boyutu gelişmiş bir yönetici ise, aşağıdaki temel inanç,
tutum ve davranışlar içindedir.
-
Astların
ihtiyaçları ve buna bağlı olarak, onların mutluluğuna
değer verir.
-
Astlarının
“Liyakat”ine önem verir.
-
Astlarının
birbirleri ile ve kendisi ile olan ilişkilerine önem
verir.
Etkin
bir yönetici ya da başka bir söyleyişle,
“Lider” olabilmek için, her iki boyutun da gelişmiş
olması; yöneticinin bu iki temel boyutta da kendisini sürekli
geliştirmesi gerekmektedir.
Yönetim
Bilimciler çeşitli gözlem ve araştırmalar ile, başarılı
yöneticileri incelemişler
ve gerçekten de lider niteliği olan bir çok yöneticinin bu
iki boyutta da duyarlı ve yetkin olduklarını görmüşlerdir.
Hatta
bu boyutlardan “Görev Boyutu’nu (x) (Yatay Eksen) ve Beşeri
İlişkiler Boyutu’nu (y) (Dikey Eksen) olarak göstermek
sureti ile bir diyagram hazırlamışlar ve her bir ekseni
dokuz eşit bölüme ayırarak, olaya biraz da mizah katarak,
bir grid “Managerial Gridd” ortaya atmışlardır. (Black-Moutton
Grid’i)
Bu
diyagramda (1:1) sadece
yer işgal eden ve hiçbir Liderlik etkinliği olmayan yönetici
tiplerini ifade ederken (9:1)
“Patronun adamı” denen, sadece iş ve yanlımca iş
düşünen yönetici
tipini, (1:9) adeta misyoner
diyebileceğimiz sadece insanları düşünen “Baba Yönetici”
tipini, (5:5) ılımlı
ve ortada olan, ancak kendi üst1erinden gelebilecek uyarı ve
baskılara göre tutum değiştirebilen “Günü gününe
uymayan – Pazarlıkçı” yönetici tipini
ve (9:9) luk yönetici ise, Görev ve İnsan unsurunu
ihmal etmeyen her
ikisine de gereken önemi veren “Lider” yönetici tipini
ifade etmektedir.
Ancak,
yöneticiler kendilerine yöneltilen test ve araştırmalarda
grid içinde aldıkları (bulundukları) yere kuşku ile
bakmakta ve “Biz şartlarımız gereği bu tür bir tutum içinde
bulunuyoruz, yer zaman ve astlarımızın hatta işletmemizin
yapısı bu tutumumuzu geliştirmemizde sebep olmuştur.” şeklinde
tepkiler göstermişlerdir.
Bu
itirazlardan ve yaşanan pek çok gerçekten hareket eden “Yönetim
Bilimciler 1970 li yılların sonlarında “Durumsal
Liderlik” teorisini geliştirmişlerdir. Bu teorinin esası
şudur:
Yöneticiler
etkin olabilmek için belirli ve katı tutumlar ile bu
tutumların aktiviteye dönmesi olan belirli bazı kalıp
davranışlar içinde bulunmamalıdırlar. Yöneticiler,
astlarının yetişkinlik / yetkinlik düzeylerine göre, bazı
davranışları seçmek ve profesyonelce bu davranışlarda
bulunmak durumundadırlar. Bu davranışlar Nelerdir ve hangi
durumlarda kullanılmalıdır ?
Aşağıdaki
Grafikte de görülebileceği gibi, bir yönetici dört temel
tip davranışı astlarının durumuna göre
sergileyebilmelidir.
1-
ASTLARIN yada AST’IN
YETKİNLİĞİ EN DÜŞÜK DÜZEYDE (Y1)
Bu
durumda AMİR / YÖNETİCİ (T1) TUTUMU İÇİNDE OLMALIDIR. Açarsak,
yönetici, düşük ilişki ve yüksek görev tutumunda olmalıdır.
Bu tutum şöyle özetlenebilir:
Görevin çok iyi ve detaylı izah edilmesi, astın
performansının çok yakın takibi ve çok sıkı bir kontrol
altında tutulması.
2-
ASTLARIN ya da AST'IN YETKİNLİĞİ BİRAZ DAHA GELİŞEREK,
ARTMIŞ VE YETİŞMİŞLİK DÜZEYİ (Y2) OLMUŞTUR.
Bu durumda AMİR DE (T1) den (T2) TUTUMUNA GEÇMELİDİR.
T2
tutumu, görev ilişkilerinin
azaldığı fakat ilişkilerin arttığı bir tutumdur.
Burada amir, ast yada ast grubu ile yakın ilişkiye girmeye
baslar, fikir alışverişi başlamıştır. Ancak, Amir fikri
“Satmak" durumundadır.
Başka bir deyiş ile amir fikir alır, astlarını da
dinler ancak çoğu kez kendi
fikrini satmak durumunda olmalıdır.
3-
YETKİNLİK DAHA DA ARTMIŞ VE
(Y3) DÜZEYİNE ULAŞMIŞTIR. BU DURUMDA AMİR DE (T3)
TUTUMU GÖSTEREBİLMELİDİR.
T3
Tutumunda görev ilişkileri daha da düşmüş ve beşeri ilişki
ya da çift yönlü iletişim de tepe noktasından aşağı doğru
bir azalma eğilimine girmiştir. Bu düzeydeki astlar ile
amir toplantılar yapar, fikir alış verişinde bulunur.
Ancak sadece katılma ve zaman zaman yönlendirme görevi görür/görmelidir.
Yani yöneticinin (T3) tutumunu "Katılma" olarak özetleyebiliriz.
4-
AST YA DA ASTLARIN YETİŞMİŞLİĞİ EN ÜST DÜZEYE YAKLAŞTIKÇA
(Y4) DURUMUNDA AMİR DE (T4) TUTUMUNU ALMALIDIR.
Bu alanda grafikte de görülebileceği gibi hem görev hem de
çift yönlü iletişim en az düzeye düşmektedir. (T4)
tutumu "DELEGE ET" şeklinde özetlenebilir. Burada
üst sadece görevi ve yetkiyi verir ve sonuçları kontrol
eder, amirin (üst'ün) yükü minimum düzeydedir ve istenen
de budur.
Sonuç
olarak şunu belirtmekte yarar vardır.
Yöneticiler Etkin olmak istiyorlarsa astlarını bir
basket Koç’u gibi eğiterek ve
sık sık yönlendirerek geliştirmeli, böylece de hem
onlardan daha fazla yararlanabilmeli hem de kendi asli
"Yöneticilik Görevlerini” daha rahat yerine
getirebilmelidirler.

GÖNÜLLÜLERİ
YÖNETMEK
İnsanlar
neden gönüllü olurlar?
Bu
alandaki araştırmalar en sık karşılaşılan sebeplerin şunlar
olduğunu ortaya çıkarmıştır:
-
Başkalarına
yardım etme isteği
-
Kendi
bilgi ve beceri kullanabilme isteği
-
Kendi
yaşamına bir amaç ve
anlam verebilmenin, yaratabilmenin yarattığı güven
duygusu ihtiyacı
-
Çevre
ve toplum için önemli olan bir faaliyetin parçası
olabilme isteği
-
Takdir
edilme ve güç sahibi olabilme isteği
-
Kendini
yararlı ve gerekli hissetme arzusu
-
Yeni
şeyler öğrenebilme isteği
-
Boş
zamanlarını yararlı uğraşlarla doldurabilme arzusu,
-
Topluma
"kendinden bir şeyler “vererek” borcunu ödeyebilme
isteği
Üç
temel Gönüllü Profili vardır
Araştırmalar,
gönüllülerin büyük çoğunlukla, üç profilden birine
uyduklarını göstermiştir:
A
- BAŞARI ile motive olan gönüllü.
Amacı
en iyiyi gerçekleştirebilmektir. Sorumluluk almaya hazır,
olağanüstü çalışmalar yapmaya isteklidir.
Bu
kişiyi motive edebilmek için Lion Lideri ne yapabilir?
-
Büyük
kişisel sorumluluklar vermelidir.
-
Yaratıcı
olması için gerekirse bazı riskler almasını
desteklemelidir
-
Performansı
hakkında görüşlerini düzenli bir şekilde
iletebilmelidir
-
Gerçek
başarısını mutlaka ödüllendirmeli, orta veya ufak başarılarla
bir tutmamalıdır.
B
- GÜÇ ile motive olan gönüllü.
Bu
kişi, başkalarını etkilemek isteyen, tavsiyelerde bulunmayı seven, fikir ve görüşlerinin benimsenmesini bekleyen, statü
ve güç sağlamak
isteyen bir yapıya sahiptir.
Lion
Lider bu tür gönülleri şöyle motive edebilir:
-
Sorumluluklarının
kurallar, kararlar ve benzeri dayanaklar olmasını sağlayarak
-
Kişiye
sorumluluklarının, statü ve otoriteyi birlikte
kullanabilme imkanı yaratarak
-
Çalışmalarında
Tüzük ve Yönetmelikleri kullanma olanağı yaratarak.
C
- KATILMA İSTEĞİ ile motive olan gönüllü.
Genellikle
sevilmek, beğenilmek,
kabul edilmek ister, sıcak dostluk ve ilgi bekler. Bu kişiyi
motive etmek için:
-
Yakın
ilgi ve dostluk ortamı yaratılmalı,
-
Cesaret
ve destek verilmeli
-
Serbestlik
tanınmalı, kısıtlama, sınırlama getirilmemeli
-
Grubun
bir parçası olduğu her fırsatta kendisine
hissettirilmelidir.
|